gabriel milito etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gabriel milito etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Nisan 2010 Pazar

BİR MAHSUN MOR MENEKŞE


Parayla saadet olmaz kilişesini futbolla bağdaştırırsak akla gelecek ilk kulüp, tartşmasız Real Madrid olur. Galaktikos döneminden bugüne... Bu yaz 300 milyon euro harcadılar transfere. Gördük ki parayla saadet olmuyor. Real Şampiyonlar Ligi’nde yok, Kral Kupası’nda yok. Ve ligde de zor duruma girdiler.

Real Mardid için kaçınılmaz oldu artık Barça mağlubiyetleri. Tarihe geçtiler bu mağlubiyetle. Bir çok ilkleri yaşadılar bu mağlubiyetle. Bu maça kadar evlerindeki tüm maçları kazanmışlardı. İlke kez kaybettiler Bernabau’da. İlk kez gol sevinci yaşatamadılar taraftarlarına bu sezon. En önemlisi tarihlerinde ilk kez 4 maç üst üste kaybediyorlar Barcelona’ya.

Ligde 27, toplamda 40. golüne ulaştı Messi. CR7’nin Premier Lig’deki 42 gollük başarısına çok az kaldı. Romario’nun 53 gollük rekoruna ulaşması çok zor değil. Bu sezon Messi’nin kaleye çekiği şutların %25’i gol oldu. Yani her 4 şuttan biri gol.

Real Madrid son yıllarda Barça’dan çektiği kadar kimseden çekmiyor. Bugün çifte üzüntü yaşadı başkent ekibi. Basketbol müsabakasında kazanan Regal Barcelona oldu. Aynı Regal Barcelona, Real Madrid basketbol takımını Euroleague’den de eledi. Madridliler için kötünün kötüsü, 22 Mayıs’taki Şampiyonlar Ligi Finali olabilir mi bekleyip göreceğiz.

10 Nisan 2010 Cumartesi

BU YAZ TANGO VAR



Letonya faciasının ardından Euro 2004'e katılamayınca Erman Toroğlu "Avrupa Şampiyonası'nı TV'den melül melül izleyeceğiz" sözü zihnimin hangi kuytu kısmına kazındıysa hiç aklımdan çıkmıyor. Daha sonraki süreçte 2006 Dünya Kupasını  da tabir-i Ermansa "melül melül" izledik evimizden. Ve son olarak 2010 Dünya Kupası. Arada bir garip Euro 2008 var katılabildiğimiz. Katılıp da futbolun 90 dakikalık bir oyun olmadığını tüm Avrupa'ya gösterdiğimiz. Son Dünya Kupasına katılamayışımızı kura çekimimlerinde ve ülkelerin hazırlık maçlarında hatırlıyoruz. Ve Dünya Kupasının başlangıç maçı olan G.Afrika - Meksika maçından Johannesburg şehrindeki Soccer City stadında oynanacak final maçına kadar bu işkenceye katlanacağız. 2000'li yılların öncesinde olduğu gibi  başka başka takımları tutacağız bu Dünya Kupası'nda. Yarım yamalak takip edebildiğim 1994 Dünya Kupası'nda gönlüm İtalya'dan yanaydı. Baggio ile dramatik son ile bitmişti turnuva. 98'de Brezilyalıydım ben de. Yine finalde kaybediyordu gönül verdiğim Cafu'lu Rivaldo'lu Brezilya. Zidane'lı Fransa'ya 3-0 kaybederek. Aynı Zidane'lı Fransa'yı 2006'da destekliyordum yalnızca Zidane'dan dolayı. Finalde Zidane penaltıyı gole çevirince bu sefer olacak dedim içimden. Ta ki Zidane'ın Matterraziye kafa armağanına kadar... Üç Dünya Kupası ve üçünde de finalde kaybediş. Arjantin ile birlikte Cezayirliyim bu turnuvada. Üç hazin finalden sonra  Arjantin'i desteklemeye korkmuyor da değilim. Cezayir'in bu turnuvada ikinci tur olasılığı pek yok. Her ne kadar turnuvaya mucize ile katılsalar da Tangocular bu turnuvanın açıkara favorisi.

Her zaman Total Futbol oyun tarzını destekleyen biri olarak bu yaz Arjantin'i izleyecek olmam heyecanlandırıyor beni. Tangocuların dört forveti bu sezon harikalar yaratıyorlar. Messi'den bahsetmeye gerek yok. Higuain, Madrid'i sırtlıyor. Milito Inter'de kendisinden beklenenin fazlasını veriyor. Tevez City'de harikalar yaratıyor, Manchester United'a nazire yaparcasına. Bu dört oyuncunun yalnızca ligde attıkları gol sayılarına bakarsak Messi'nin 27, Higuain'in 24, Carlos Tevez'in 20, Gabriel Milito'nun 19 golü bulunuyor. Dört futbolcunun liglerinde attıkları toplam gol sayısı 90. Daha liglerin bitmesine 5-6 hafta var. Bu rakam sizi de heyecanlandırmıo mu?